Afrin Direniyor…

  • 23 Ocak 2018 | Makale

Delil Zilan

 

Toplumla dalga geçer gibi özgür bir coğrafyaya ve özgür bir topluma işgal girişiminde bulunan faşist Türk devletinin başlattığı Afrin saldırısı 4. gününde devam ediyor. Bütün dünyanın gözü önünde, açık bir işgal hareketi başlatan Türk devletinin bu faşist saldırılarının ismi “Zeytin Dalı”ymış. Peki, neden Zeytin Dalı? Gılgamış Destanı'ndan üç büyük semavî dinin yanı sıra kutsal kitaplarda, diğer antik ve kutsal metinlerde de hep bir barış sembolü olmuştur. Zeytin dalının beyaz güvercinin ağzında getirilmesi barışın ve kardeşliğin habercisi olmuştur. Zannedersiniz ki bu işgalci devletin Afrin’e saldırırken, savaş uçaklarının ve tankların namlularına beyaz güvercinin ağzında zeytin dalıyla barış getiriyormuş gibi bunu da topluma yutturmaya çalışılıyor.

 

Türk devleti insanlık düşmanı IŞİD gibi çete örgütleriyle en baştan beri örgütleyicisi ve destekleyicisi olmaktan hiç geri durmadı. Özelikle 2014 yılında IŞİD’i Kobanê’ye saldırtmıştı. IŞİD eliyle Kobanê ve Rojava devrimini engellemeye çalışmıştı. Şimdiye kadar IŞİD eliyle engellemeye çalıştığı demokrasi vahalarını şimdi ise doğrudan kendisi saldırmaktadır.

 

Dost düşman bilmeli ki bu faşist saldırıları Kürt halkına açık bir savaş ilanıdır. Öyle Kürt koridorudur, terör koridorudur sözleri tamamen Kürt düşmanlığına geçirilmek istenen kılıflardır.

 

Bilindiği üzere IŞİD tüm Suriye sınırını ele geçirdiğinde bu asla Erdoğan için bir tehdit sayılmadı,  aksine onlara destek veriyordu. Hiçbir zaman IŞİD’ten rahatsız olmayan Erdoğan, aksine IŞİD’i besleyip büyüterek, daha sonra dünyaya şantaj yaparak pazarlamak istedi. Ancak Rojava devrimcileri tarafından IŞİD yenilgiye uğratılınca bunları pazarlayamadı. 

 

Rusya Kürt Desteğini Kaybedecek

 

Rusya, Türk devletini ABD’ye karşı kullanarak Erdoğan’ı Kürtlere saldırtmaktadır.  Erdoğan Fırat’ın batısındaki ve Halep çevresindeki besleyip büyüttüğü çeteleri Suriye devletine ve Rusya’ya pazarlamaktadır. Halep’teki çeteler karşılığında Cerablus ve Bab’a girmiş, İdlib’teki çeteler karşılığında da Efrin’i işgal girişimine başlamıştır. Halep’te İŞİD’i temizleme hamlelerinde Erdoğan Rusya’ya şu talepte bulunmuştu. “Siz Kürtlere saldırmama izin verin ben de Halep’teki desteklediğim örgütleri geri çekerim” demişti. Bu temelde Rusya ve Suriye rejimi ise Erdoğan’a Cerablus, Bab ve Kürt kantonlarına saldırması için yeşil ışık yakmış ve bunun sözünü vermişlerdi. Bu planın bir devamı olarak Afrin saldırıları başlanmış bulunmakta. Tabii ki bu planın içinde kuşkusuz İran da var.

 

Halkların birlikteliğini ve demokratik bir sistemin gelişmesini sağlayan Rojava devrimi, bütün Suriye ve Ortadoğu için tek çözüm alternatifi konumundadır.  Böylesi demokratik bir sisteme saldırmak elbette halkların düşmanlığını isteyenlerin amacı asla barış ve çözüm olamaz. O nedenle Rusya ve Suriye rejiminin böyle bir kirli pazarlığa girmeleri, kendileri açısından düşürücü ve utanç vericidir.

 

Erdoğan gibi bir düşmana bu tavizler verilirken, çetelere karşı direnen Efrin ise bu düşmana pazarlanıyor.  Eğer Kürtlerin direnişi olmasaydı bir bütünen Suriye ve Ortadoğu IŞİD gibi çete örgütlerin elinde olurdu. Bugün Erdoğan’ın zeytin dalına güya destek çıkan devletler, ve işte o zaman  göreceklerdi anyayı - konyayı. Yine Kürt direnişi olmasaydı Halep düşerdi, Şam’ın ve Lazkiye’nin kapısı da açılırdı. Halep’in en stratejik mahallelerini Kürtler tutmuştu. Eğer çeteler Kürtlerin direnişini kırsaydı rejim güçleri Halep’te direnemezdi. Gerek Suriye rejimi gerekse Rusya bu konuda Kürt halkına çok şey borçlu. Özelikle Rusya, Türk devletine Afrin saldırısı için verdiği tavizler konusunda Kürt desteğini tamamıyla kaybedeceği artık bir gerçek.

 

Faşist Erdoğan’ın 4 gündür saldırdığı Afrin kantonuna binlerce mülteci Afrin’e sığınmış ve yaşama tutunmuşlardı. Yüzbinlerce sivil insan Erdoğan ve onun desteklediği çeteleri yüzünden mağdur olmuşlardı. Ve bu ampul kafalı adam, bugün de “Zeytin Dalı” adı altında Afrin’e saldırırken bu saldırılar karşısında bütün toplumu kör, sağır ve dilsiz konumuna düşürmek istemektedir.

 

80’e yakın savaş uçaklarının yanı sıra tank, top, havan ve obüslerle Afrin’e saldırması sonucu birçok sivil insanın yaşamına mal olmuştur. Kuşkusuz binlerce yıldır süregelen bu barbar saldırılar karşısında, Kürt halkı sesiz kalmamış ve kalmayacak da. Kürt halkı direnişle nasıl İŞİD gibi çete örgütleri tarihin çöp sepetine atmışsa bu ampul kafalıları da tarihin çöp sepetine atmayı bilecektir.

 

 Bu topraklarda direniş kokusu olduğu sürece, ne Erdoğan ne de onun zihniyetini taşıyanların başarı şansları olabilir.  Kuşkusuz bunu bir temenni ya da propaganda olsun diye ifade etmiyorum,  Kürt halkının direnişine bütün dünya tanık olmuştur. Saldırının ilk gününde bir Kürt genci, “her bir zeytin dalını mermiye dönüştürüp bu işgalcilere karşı yine de direniriz” diyordu.  Çok iyi biliyoruz ki direniş bu toprakların ruhuna işlenmiş durumda ve direnen kazanır.

Şahin Amed yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın İrtibat Merkezi | 15 Temmuz 2020

Rojava devriminin öncüsü şehitler kervanına katıldı

YPG Genel Komutanlığı | 15 Temmuz 2020

Firas Serdar yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın ve İrtibat Merkezi | 9 Temmuz 2020

Omer Şêxo yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın ve İrtibat Merkezi | 7 Temmuz 2020

2015 yılında şehadete ulaşan 9 yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın ve İrtibat Merkezi | 13 Haziran 2020

2015 yılında şehit düşen 9 yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın ve İrtibat Merkezi | 7 Haziran 2020

Zehredin Osê yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basın ve İrtibat Merkezi | 18 Mayıs 2020

2016 yılında şehit düşen 7 yoldaşımızı saygıyla anıyoruz

YPG Basına ve İrtibat Merkezi | 10 Nisan 2020